GÖNLÜMÜN GÜLÜNE SALAT VE SELAM OLSUN...

• 4.5.2008 - ******

Kategori: dua

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 4.5.2008 - ayetel_kürsi

Kategori: dua

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 14.4.2008 - salavat_ı şerifeler ve dualar

Kategori: dua

Allahım ilmimizi, imanımızı ve yakînimizi ziyadeleştirmeni diliyor; tevekkülümüzü teslim ve tefviz zirvelerine yükseltmeni talep ediyor; marifetimizi, muhabbetimizi, hizmet aşkımızı ve Sana kavuşma hususundaki iştiyakımızı artırmanı arzuluyor; bizi birer iffet, ismet, fetânet ve hikmet insanı kılmanı istiyor; sadâkatimizi, ihlasımızı ve vefamızı azamî seviyeye çıkarman için yalvarıyor; algılama, öğrenme, akılda tutma ve hatırlama melekelerimizi kuvvetlendirerek, ilahî muradını anlama kasdıyla başladığımız müzakeremizi bütün bu mazhariyetlere vesile kılmanı sonsuz rahmetinden dileniyoruz. Duamızı kabul buyur Rabbimiz...

Salavat-ı Şerifeler ve Dualar

 

 70 bin salavat kuvvetinde salavatØ


Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina muhammedin ve ala alihi adede kema-lillahi ve kema yeligu bikemalih.


 Tesiri 100 bin salavata denk salavatØ


Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina muhammedin innurizzatiyyi ves sirris sari fi sairil esmai ves sıfat.


 120 bin salavat kuvvetinde salavatØ


Allahümme salli ve sellim ve barik ala seyyidina muhammedinil fatihi lima uğlika vel hatimi lima sebeka ven nasırıl hakki bil hakkı vel hadi ila sıratikel müstekıymi sallellahü aleyhi ve ala alihi ve eshabihi hakka kadrihi ve miktarihil aziym.

 

 700 bin salavat kuvvetinde salavatØ


Allahümme salli ala seyyidina muhammedin adede ma fi ilmillahi selaten daimeten bidevami mülkillah.


 3 kere okunuldulduğunda 70 bin kere Delal-ü Hayrat’i okumayaØ denk salavat


Allahümme salli ala seyyidina muhammedin ve ala alihi salaten te’dilü cemi’a salevati ehli mehabbetike ve sellim ala seyyidina muhammedin ve ala alihi selamen ya’dilü selamehüm.


 Sabah ve akşam 3er defa okunduğunda günahların kirindenØ arındıran salavat


Allahümme inni eselüke bike en tasülliye ala seyyidina muhammedin ve ala sairil enbiyai vel murseliine ve ala alihim ve sahbihim ecmeıne ve en tağfira li ma meda ve tahfezani fiima begiye.


 Hz. Fatıma buyurmuş: Bir kimse bu salavatı bir kere okursaØ denizler mürekkep, ağaçlar kalem olsa bunun sevabını yazmakla bitiremez.


Allahümme salli ala men ruhuhu mihrabül ervahı vel melaiketi vel kevn. Allahümme salli ala men hüve imamül enbiyai vel murseliyn. Allahümme salli ala men hüve imamü ehlil cenneti ibadillahil mü’miniyn.


 Peygamber efendimiz buyurmuş: Denizler mürekkep, ağaclarØ kalem ve bütün melekler katip olsalar ve kıyamete kadar yazsalar denizler biter, kalemler tükenir, bu salavatin sevabını tamam yazamazlar. Sabah ve aksam 3er defa okunulması tavsiye edilmektedir.


Allahümme salli ala seyyidina Muhammedin ve ala ali seyyidina Muhammedin fiyl evveliyn vel ahiriyn ve fil meleil ala ila yevmiddiyn.


 Peygamber efendimiz buyurmuş: Bu salavatı okuyarak üzerimeØ salavat getirene şefaatım vacib olur.


Allahümme salli ala muhammedin ve enzilhül münzelel mugarrabe minke yevmel kıya-meh.


 Peygamber efendimiz buyurmuş: Bir kimse yatmadan önce buØ salavatı açıktan 70 kere okursa, beni rüyasında görür.


Allahümme salli ala ruhi seyyidina muhammedin fil ervah. Allahümme salli ala cesedi seyyidina muhammedin fil ecsad. Allahümme salli ala gabri seyyidina muhammedin fil kubur. Allahümme ebliğ ruha seyyidina muhammedin minni tehıyyeten selaten ve selema.


 40 gün sabah namazından sonra okuyanın istediği hayırlı birØ iş gerçekleşir


Allahümme salli ala seyyidina muhammedin abdike ve rasulike ve haliylike ve habiibike salaten ergabiha merakiyel ihlasi ve enalü biha ğayetel ihtisası ve sellim tesliymen adede ma ahata bihi ilmüke ve ehsahü kitabüke küllema zekera kezzakirune ve ğafele an zikrihil ğafilun.


 Salavat-ı tefriciyye - günde en az 41 kere okunulduğundaØ hastalara şifa verir

Allahümme salli salaten kamileten ve sellim selamen tammen ala seyyidina muhammedi- nillezi tenhallü bihil ugadü ve tenfericü bihil kürabü ve tügda bihil havaicü ve tünalü bihirre ğaibü ve husnül havaatimi ve yüstesgal gamamü bi vechihil keriimi ve ala alihi ve sahbihi fii külli lemhatin venefesin bi adedi küllin ma’lümin lek.


 Okuyana 70 bin melek bin sabah sevap yazarØ


Cezallahu anna muhammeden ma hüve ehlüh.


 Salaten tüncinaØ


Allahümme salli ala seyyidina Muhammediv ve ala ali seyyidina Muhammed. Salaten tüncina biha min cemiil ehvali vel afaat. Ve takdilena biha cemi’al hacat. Ve tutahhiruna biha min cemiis seyyiat. Ve terfeuna biha aledderacat. Ve tübelliğuna biha eksal’ğayat, min cemiylhayrati fil hayati ve badel memat. Hasbünallahi ve nimel vekil, Hasbünallahi ve nimel vekil, Hasbünallahü ve nimel vekil, nimel mevla ve nimen nasir.


 LA iLAHE iLLALLAHØ

Peygamber efendimiz buyurmuş: Hayatı esnasında 70 bin defa La ilahe illahlah diyen her kimse Cennet ile müjdelenmistir. Her Hak yolcusu her gün 100 defa okuması lazımdır. Okuyan “La”yı 4 a kadar çeker ise (Laaaa) 4 bin günahı silinir.


 Sabah namazının sünneti ile farzı arasında 3 defaØ okunur


Ya hayyu ya kayyumu ya bediassemavati vel ardı ya zelcelali vel ikram. Es elüke en tühyiye kalbi binuri marifetike ebeda. Ya Allahü ya Allahü ya Allah. Birahmetike ya erhamerrahimiyn.


 Gece yatıncaØ


Gece yatınca 33 kere Subhanallah, 33 kere Elhamdü lillah, 34 defa da Allahu ekber deyip, 3 kere Ihlas, 1 kere Ayetel-Kürsi ve 1 kere de Fatiha surelerinin okunulması tavsiye edilir.


 Tesbih içinØ


Vehüve aliyyül azimü zül celaaili Sübhanallah. Sübhanel kerimi daimenül Elhamdülillah. Rabbil alemiyne Teala şanühü Allahü ekber.

 

40 Salavât-ı Şerife



 

El Ahzab Sûresi 56. ayet-i kerimede Allah-ü Teâlâ buyurmaktadır ki; "Gerçekten Allah ve melekleri Peygambere salât ederler, O' nu överler. Ey iman edenler! Siz de O'nu övün ve O'na salât ve selam edin, O' na gönülden teslim olun."

Bu eser 40 salavât-ı şerifeden ibaret olan, Hüseyin İbn-i Aliyyül Kâşifi Hazretlerinin Tuhfet-üs Salavât isimli kitabının dilimize sâdeleştirilmiş şeklidir. Allah-ü Teâlâ kusurlarımızı mağfiret etsin,

Tevfik Rabb'imizdendir.


Bismillâhirrahmânirrahîm


Elhamdülillâhi Rabbil Âlemîn,

Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muhammedin

ve âlihi ve sahbihi ecmaîn.

 
1. Kadı İyaz' ın Şifâ-i Şerif Kitabından, Zeydülhab (ra)' dan rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Kim bu salavatı okursa benim şefaatim ona vacib olur."

Allâhümme salli alâ Muhammedin ve enzilhül münzelel mukarrebe ındeke yevmel kıyâmeti.

2. İmam-ı Malik Hazretlerinin Muvattâ' sında, İmam Ahmed ibni Hambel Hazretlerinin Müsnedinde bulunan ve Ruveyfâ bini Sâbitil Ensâri (ra)' den rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Her kim bana salavat verirse sonunda bunu okusun."

Allâhümme enzilhül mak'adel mukarrebe ındeke yevmel kıyâmeti.

3. Ebu Hureyre (ra)' den rivayetle, Kadı İyaz' ın (rahimehullah) Şifâ-i Şerif Kitabından alınmıştır.

Allâhümme salli alennebiyyil ümmiyyi ve ezvâcihî ümmühâtil mü'minîne ve zürriyyetihî ve ehli beytihî kemâ salleyte alâ İbrâhîme inneke hamîdün mecîd.

4. Enes İbn-i Mâlik' ten rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Kim Cuma günleri bu şekilde salavat getirirse Hak Teâlâ onun seksen yıllık günahını affeder."

Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve resûliken nebiyyil ümmiyyi.

5. Ezhar adlı kitapta Ebu Said-i Hudri (ra)' den rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Her fakir kimse sadaka verenlerin sevabı kadar sevab almak isterse bu vechile salavat versin."

Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve resûlike ve salli alel mü'minîne vel mü'minâti vel müslimîne vel müslimât.

6. Ezhâr-ül Ehadis Kitabında, Enes İbni Mâlik (ra)' den rivayetle, Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Şu geçen kimsenin hergün kazandığı kadar hiç kimse amel edemez çünkü Cebrail (as) bana bildirdi ki, bu kimse hergün on defa şu salavâtı verir."

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedinin nebiyyi kemâ emertenâ en nusalliye aleyh,
Ve salli alâ seyyidinâ Muhammedinin nebiyyil ümmiyyi kemâ yenbeğî en yusalle aleyh,
Ve salli alâ seyyidinâ Muhammedinin nebiyyi biadedi men lem yusalli aleyh,
Ve salli alâ seyyidinâ Muhammedinin nebiyyi kemâ tuhibbü en yusalle aleyh.

7. Ravzatul Ehbab kitabında, Ebubekir Sıddık (ra)' dan rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) sağ tarafına oturmuşlardı, bu esnada kapıdan birisi girdi ve Efendimiz bu zâtı benimle kendi arasına oturttu. Adam gittikten sonra buyurdu ki; "Bu kişi bana şu şekilde salavat verir, onun için ona ikrâm et."

Allâhümme salli alâ Muhammedin kemâ hüve ehlühû,
Allâhümme salli alâ Muhammedin kemâ tuhibbü ve terdâ lehû.

8. Ezhar adlı kitabdan alınmıştır. Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Bir kimse bana günde yüz kere şu sûretle salavat verirse, inşallah ahirette Rabb'im önünde o kimseye şefaat eylerim."

Allâhümme salli alâ rûhi Muhammedin fil ervâh,
Ve salli alâ cesedi Muhammedin fil ecsâd,
Ve salli alâ kabri Muhammedin fil kubûr.

ÖNEMLİ NOT: Her kim Cuma gecesi (perşembe' yi Cuma' ya bağlıyan gece) bu ve bundan önceki (7. ve 8.) salavat-ı şerifeleri birlikte 70' şer defa okursa, inşallah Aleyhisselâtü Vesselâm Efenfimiz'i rüyasında görür.

9. Hısni Hasin Kitabında Ebu Yali Musuli (ra)' den rivayet olunmuştur. Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Bir kimse malının çok olmasını istiyorsa, bu suretle salavat okusun."

Allâhümme salli alâ Muhammedin abdike ve resûlike ve alel mü'minîne vel mü'minât vel müslimîne vel müslimât.

10. Şevâhidin Nübüvve Kitabında, Ebu Karsafe (ra)' dan rivayetle: Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Her kim yatağına yatmadan önce Tebâreke Sûresini okuyup, daha sonra dört defa bu salavatı söylerse, Hak Teâlâ (cc) iki melek gönderip bana ismi ile birlikte arz ederler. Ben de ona selam ve rahmet dilerim."

Allâhümme Rabbel hilli velharâm,
Ve Rabbel beledil harâm,
Ve Rabbel meş'aril harâm,
Bikülli âyetin enzeltehâ fî şehr-i Ramazan,
Belliğ rûha seyyidinâ Muhammedin, Minnî tahiyyeten ve selâmen.

11. Riyâzül Ehadis adlı kitaptan alınmıştır. Peygamber Efendimiz (sas) buyurdular ki; "Cennette bir ağaç vardır ve ismi Mahbube' dir. Ak meyvesi olur, nardan küçük elmadan büyük, sütten ak, baldan tatlı ve kaymaktan yumuşaktır. O meyveden ancak bu salavata devam edenler yer."

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve ala âli seyyidinâ Muhammedin vesellim.

12. Ezhar adlı kitaptan, İbni Ömer (ra)' den rivayetle: Bir gün Efendimizin huzurunda, bir devenin hırsızlığı sebebiyle iki kişi birbirinden davacı iken deve lisâna gelmiş ve gerçek sahibini söylemişti. Bunun üzerine Resûlullah Efendimiz (sas) deve sahibine; "Sen ne okudun ki Medine' nin mahalleleri melekler ile doldu ve deve konuştu?", diye sordu. Bunun üzerine adam aşağıdaki salavat-ı şerifeyi okuduğunu söyledi. Peygamber Efendimiz (sas) de buyurdular ki; "Senin yarın, sıratı geçerken yüzün ayın ondördü gibi nurlu ola!."

Allâhümme salli ve sellim alennebiyyin Muhammedin hattâ lâyebkâ min salâtike şey'ün,
Ve bârik alennebiyyin Muhammedin hattâ lâyebkâ min berekâtike şey'ün,
Verhaminnebiyye Muhammeden hattâ lâ yebkâ min rahmetike şey'ün.

NOT: Ravzat-ül Ulemâ kitabı da bu salavatı nakletmiş fakat sonuna "Ve sellim alennebiyyü seyyidinâ Muhammedin hattâ lâ yebkâ min selâmike şey'ün" cümlesini eklemiştir.

13. Şifâ-i Şerif Kitabından alınmıştır. Hz. Ali (krv) Efendimiz her ne zaman salavat-ı şerife okuyacak olsa önce şu ayet-i kerimeyi okur ve arkasından da aşağıdaki salavatı söylerdi.

Bismillâhirrahmânirrahîm,
"İnnallâhe ve melâiketehû yüsallûne alennebiyyi; Yâ eyyühellezîne âmenû, sallû aleyhi ve sellimû teslîme. "

Lebbeyk, Allâhümme ve se'adeyk salavâtullâhil berrir Rahîm, vel melâiketil mukarrabîn, vennebiyyin vessıddîkın veşşühedâi vessâlihîn.

Vemâ sebbaha leke şey'ün Yâ Rabbel âlemîn.
Alâ seyyidinâ Muhammed İbn-i Abdullah, Hatemennebiyyin ve Seyyidil mürselîn ve İmâmil müttekîn ve Resûl-i Rabbil âlemîn
Eşşâhidil beşîriddâî ileyke bi iznike essirâcil münîr ve aleyhisselâm ve eimmeti ehli beytihî rıdvânullâhi aleyhim ecmaîn.

14. Riyâzil Müzekkirin kitabından alınmıştır. Hz. Ali (krv) Efendimiz buyurdular ki; "Her kimse günde on kere ve Cuma gününde yüz kere bu şekilde salavat verirse inşallah kıyamet gününde Efendimiz (sas) elinden tutar."

Salavâtullâhi ve melâiketihî ve enbiyâihî ve rusülihi ve cemîi halkıhî alâ seyyidinâ Muhammed ve alâ âlihî ve aleyhisselâm ve rahmetullâhi ve berekâtühû .

15. İbni Abbas (ra) buyurmuştur ki; "Bir kimse şu şekilde salavat verse, yetmiş melek onun sevabını yazar."

Sallallâhü alâ seyyidinâ Muhammedin ve cezâhü annâ mâ hüve ehlühû.


16. Ezhar adlı kitapta kaydedilmiştir ki; Bir kimse hergün üç kere bu salavatı söylerse Peygamber Efendimiz (sas)' in nübüvvet hakkını ödemiş olur ve Hak Teâlâ inşallah onun ahirette derecesini yükseltir.

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sellim ve eczihî annâ hayrel cezâi.

17. İbni Abbas (ra) buyurmuşlardır ki; "Her kim bu şekilde salavat-ı şerife verirlerse, Efendimiz kendisine, ana, baba ve yakınlarına inşallah şefaatte bulunur."

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve tekabbel şefâatehül kübrâ ve erfe'a derecetehül ulyâ ve âtihî sü'lehû fil âhireti vel ûlâ kemâ âteyte İbrâhîme ve Mûsâ.

18. Ravzatül Ulemâ kitabından, İbni Mesud (ra)' den rivayetle. Buyurdular ki; "Siz salavat vermek istediğiniz zaman güzelce edin. Zirâ getirdiğiniz salavatı Efendimiz (sas) Hazretlerine arzederler. Şu şekilde ederseniz Efendimiz (sas) de size selam verir ve Hak Teâlâ' dan o kimsenin bağışlanmasını ister."

Allâhümmec'al salavâtike ve berekâtike ve rahmetike ve re'fetike ve mehabbetike alâ seyyidil mürselîne ve imâmil müttekîn ve kâidil ğurril muhaccelîn ve hâteminnebiyyin seyyidinâ Muhammedin abdike ve resûlike ve nebiyyike imâmilhayri ve kâidilhayri ve resûlirrahmeti.
Allâhümmebashü makâmen Mahmûdan yağbituhû bihil evvelûne vel âhirûne.
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîme inneke hamîdün mecîd.

19. Şifa-i Şerif kitabından, Hasan Basri Hazretlerinden rivayetle. Buyurmuştur ki; "Her kim sevgili Peygamber Efendimizin havzından (Kevser Havuzu) içmek isterse, şu şekilde salavat versin."

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve eshâbihî ve evlâdihî ve ezvâcihî ve zürriyyetihî ve ehli beytihî ve ashârihi ve eşyâihî ve muhibbîhi ve ümmetihî ve aleynâ meahüm ecmaîn.

20. Şifâüssakâm Kitabından, Ebulhayr Yahyâ-ü Muttalibi' den, O da Sinân-ı İsfehânî' den rivayet eder; "Resûl-i Ekrem (sas) Efendimizi rüyamda gördüm. Amcamoğlu İdris-i Şâfi' yi sordum. Buyurdular ki; "Hak Teâlâ Hazretlerinden onun için rica ettim, hesap olunmasın". Yâ Resûlallah, bu şerefe nasıl nâil oldu?, diye sordum. Efendimiz de; "O sağlığında şu şekilde salavat verirdi".
Aynı şekilde İmam-i Şâfi Hazretlerini rüyasında gören İbrahim bini İsmail (rahimehullah) de Hz. Şâfi' nin aynı salavat-ı şerifeyi okuduğunu rivayet etmiştir.

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin küllemâ zekerehüzzâkirûne ve ğafele an zikrihil ğâfilûn.

21. Şifâüssakâm kitabından: Birgün Şeyh Şibili (ks) Hazretleri, İmam-ı Ebubekir Ahmed İbni Mûsâ (rahimehullah)' ın yanına geldi. İmam Hazretleri ayağa kalkarak musafaha ettikten sonra onu iki kaşının arasından öptü. Ben taaccüp ettim, İmam hiç kimseye böyle ikramda bulunmamıştı ve buyurdular ki; "Ben rüyamda Peygamber Efendimizin (sas) de Şeyh Şibili' ye aynı şekilde davrandığını gördüm. Sebebini sorduğumda Efendimiz, onun her namazdan sonra Tevbe Sûresinin sonu olan "Lekad cêeküm Rasûlüm min enfüsiküm azîzün aleyhi mâ anittüm harîsün aleyküm bil mü'minîne Raûfur Rahîm. Fein tevellev fe kul; Hasbiyallâhü lâ ilâhe illâ hû, aleyhi tevekkeltü ve hüve Rabbül Arşil Azîm." ayetini okuduğunu ve ardından şu salavatı getirdiğini buyurdular."

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin mil es semâvâti vel arzı ve mil el arşil azîm .

22. Riyâzül Müzekkirîn kitabından. Hallâd İbni Kesir' in vefatından sonra yastığının aldında "Hâzihî beraetün minessaid Hallad İbni Kesir" yazılı bir kağıt buldular. Sebebi sorulduğunda Hanımı dedi ki; "Her Cuma günü 1000 kere şu salavatı söyler ve Cehennemden kurtulmasına vesile olacağını umardı."

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin nebiyyil ümmiyyi ve alâ âlihî vesellim.


23. İhyâ-i Ulûm kitabında İmam Gazâli (ks) buyurmuşlardır ki; "Her kim yedi Cuma yedişer defa bu şekilde salavat verirse inşallah Efendimizin (sas) şefaatine nâil olur."

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammedin salâten tekûnü leke rızâen ve lihakkıhî edâen ve e'atihil vesîlete vel fazîlete vel makâmel Mahmûdellezî veadtehû veczihi annâ efdale mâ câzeyte nebiyyen an ümmetihi ve salli alâ cemîi ihvânihî minen nebiyyîne vesssâlihîne, birahmetike yâ ERHAMERRÂHİMÎN.

24. Salavât-ı Semâniye.
Mücebâya mensub, sekiz kimse bulunmakta idi. İbrahim Ethem Hazretleri bunlarla Mescid-i Aksâ' da görüşmüş, "Bizim virdimiz bu salavat-i şerifedir" demişlerdir. İbrahim Ethem Hazretleri (ks)' den Şeyh Muhammed Hadravî Hazretleri nakletmiştir.

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi adede mâ halakte,
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi mil'e mâ halakte,
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi adede külli şey'in,
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi mil'e külle şey'in,
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi adede mâ ahsâ kitâbüke,
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi mil'e mâ ahsâ kitâbüke,
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi adede mâ ahâta bihî ılmüke,
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihi mil'e mâ ahâta bihî ılmüke.

25. Şeyh-ül Meşâyih Şeyh Sâdettin Hamevî' den nakledilmiştir. "Her kim, Peygamber Efendimize (sas) bu şekilde salavat verirse dünyadan imânla gider ve şefaate nâil olur."

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin mutlakı cevâdil îmân, fî meydânil ihsân ve mürsile riyâhil keremi ilâ ravzıl cinâni ve alâ âli Muhammedin vesellim.

26. Bu salavat da Şeyh-ül Meşâyih Şeyh Sâdettin Hamevî' den (ksa) nakledilmiştir. Eğer bir kimse şeytan vesvesesinden ve nefs-i hevâdan mutazarrır olursa okunması tavsiye edilmiştir.

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin müferrikı firekıl küfri vettuğyâni ve müşettiti buğâti cüyûşil karîni veşşeytâni ve alâ âli Muhammedin vesellim.

27. Şeyh-ül Meşâyih Şeyh Sâdettin Hamevî' den (ksa) nakledilmiştir. Bu salavat-ı şerifeyi gam ve kederden kurtulmak veya zâlim elinde ise kurtulmak için okumayı tavsiye etmişlerdir. (25, 26 ve 27. salavatlar için Hazreti Şeyh "Keşif âleminde Sakı arşda yazılmıştır" buyurmuşlardır)

Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin sâhibil Ferki vel Furkân ve câmial vedkı ve menzilehû min semâil KUR'ÂN ve alâ âli Muhammedin vesellim.

28. Şeyh ve mürşid-i kirâmdan Abdülvehhab Nisâbori' den rivayetle; Bir gün Şeyh Sâdettin Dimışkî (Şam) cezbe âleminde iken, müezzin Mukriî Kirtâbi' yi çağırdı. Buyurdu ki; "Rûhu akdesi risâlet Hazreti Seyyidil mürselîn Sultânullâhi fil arzin Salavâtullâhi ve selâmühû aleyhi ve âlihî ecmaîn Efendimiz, biraz evvel hâzır oldu. Salavattan şu 11 kelimeyi lütuf buyurdular, dilerim ki bu seher vaktinde güzel ve yüksek sesinle okuyasın. Tâ ki bunun bereketi, seher-î âşıkların hallerine yetişe". Daha sonra aşağıdaki salavat-ı şerifeyi tekrarladı (Bu salavâtın edâsı arz-ı hâcette mucib-i icâbettir, korkuları def eder. Faydası çok kimselerce görülmüştür).

Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin fî arasâtil Kıyâmeh,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin hîne tekûmussâatü vettâmeh,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin salâten muhallasaten anil melâmeh,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin salâten mübelleğaten ilesselâmeh,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin salâten fâizaten alâ ehlil kirâmeh,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin fî külli hînin ve ân,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin fî külli zamânın ve mekân,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin bikülli lisânın ve cenân,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ınde zuhûri külli hikmetin ve beyân,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin sâhibil kitâbil azîzi ve hâmilil Fürkân,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin salâten câmiaten beyne kün ve kân,
Ve Salli Alâ cemîi ihvânihî minennebiyyîne vessıddîkîne veşşühedâi vessâlihîne ehlel kıbleti vel amân vel kitâbi vel mîzân. Yâ HANNÂN, Yâ MENNÂN. Vağfirli ümmeti Muhammedin habîbike ve nebiyyike alleyhissalâtü vesselâm.
Ve eskinhüm alel cinâni ve ahsin ileyhim yâ veliyyel ihsân ve edhilhüm, birahmetike firridâ verrıdvân, verrahmeti velğufrân ve eizhüm mineşşeytâni vennîrâni, birahmetike yâ ERHAMERRÂHİMÎN.

29. Sultân-ül müfessirîn Burhânül Müzekkirîn Emiriddâhirül Ravizi Hazretleri buyurmuşlardır ki; Hazreti Şeyh Sa'd (ksa) bir gece yine murâkebede iken Seyyid-i Âlem Sallalâhü Aleyhi Vesellem Efendimiz, kendilerine bu 6 salavâtı tâlim buyurmuşlardır. Bu salavât bilhassa kederleri giderir, ferahlık verir. Ümerâ yanına giderken okumakta çok faydalıdır.

Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin salâten lâhikaten binûrihi,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin salâten makrûneten bizikrihi ve mezkûrihi,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin salâten câmiaten beyne ferahihi ve sürûrihi,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin salâten muhîtaten bitûrihi ve sûrihi,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin salâten münevvereten likulûbi eshâbi sudûrihi,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin salâten şârihaten limenkûrihi fî mestûrihi,
Ve Salli Alâ cemîi ihvânihî minel enbiyâi ve evliyâi biadedi ubûrihi ve mürûrihi beynel mâi ve tuhûrihi vennûri ve zuhûrihi ve elhik ve umûrihi, yâ ERHAMERRÂHİMÎN.

30. Şeyh Hacı Bisükreti Hazretlerinden naklolunmuştur.
Bir gece rüyamda Resulullah Efendimizi gördüm ve bana şu şekilde salavat okumayı tâlim buyurdular.

Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin biadedi külli zerretin elfe elfe merreh.

31. Şeyh Muhakkık Zeyneddin Güla (ksa) Hazretlerinden rivayetle;

Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âlihi veselleme filevvelîn,
Ve Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âlihi veselleme filâhirîn,
Ve Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âlihi veselleme filmelâil e'alâ ilâ Yevmiddîn.

32. Şeyh Ebûl Abbas Revvehallâhü Rûhahû buyurduki; Her kim, her gün ve her gece üçer kere bu salavât-ı şerîfeyi edâ ederse ol günün ve gecenin saatlerinin cümlesinde salavat vermiş gibi olur!
(Aynı salavât, Menâhicil İbad kitabında Şeyh Sa'd İbn-i Fergâni (ksa) Hazretleri tarafından da zikredilmiştir)

Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin fî evveli kelâminâ,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin fî evsatı kelâminâ,
Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin fî âhiri kelâminâ.

33. SALAVÂT-I HIZIR Menâhicil İbad kitabında bulunmaktadır. Hızır Alleyhisselâm' ın bazı evliyaya tâlim buyurduğu rivayet olunur.

Allâhümme Salli Alâ Seyyidinâ Muhammedin ve âlihi ve

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 1.3.2008 - BAYRAĞIM

______##########______________
_____#############____________
____##############____________
___#######______###___________
___######________##__##_______
___######____________###______
___#####_____________######___
___#####____________#######___
___#####___________#######____
___#####____________######____
___#####_____________######___
___######____________###_##___
____######_______#___##_______
____#######____###____________
_____############_____________
______##########______________
________######________________

Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 27.11.2007 - ESMAUL HÜSNA VE SIRLARI

Kategori: ESMAULHUSNA

ESMAÜL HÜSNA VE SIRLARI
ALLAH:

Allah zikrine devam eden kişinin derecesi hem Allah katında hemde insanlar katında artar. İnsanlar arasında; sevilen, sayılan, sözü geçen kıymetli bir kişi olur. Duaları kabul görür. Nefis şeytanının şerrinden kurtulur. Güneş doğarken gümüş veya altın levha üzerine Allah ismini yazan ve üzerinde taşıyan şeytan şerrinden korunur. Soğuk havada bu levha üzerinde iken Allah diye zikrederse soğuğu hissetmez. Balgam hastalığı olan kişi taşırsa balgam hastalığından kurtulur. Kişi 7 gün oruç tutup, gece yarısıda 2 rekat Allah rızası için namaz kılıp, ardından 66 defa Allah zikrini yaparsa; Allah bir melek görevlendirir. O melek, o kişiyi tüm kötülüklerden koruduğu gibi, hal ve hareketlerinde, işlerinde o kişiyi yönlendirir, yönetir ve yardımcı olur. Allah ismini kağıda gül suyu, safran ve misk karışımıyla yazıp, üzerinde taşıyanı Allah her türlü kötülükten korur. Amir veya makam sahibi kişilerin yanında riayet görür. Düşmanlarına karşı galip gelir. Cuma günü oruçlu olarak, sabaha doğru gümüş yüzüğe Allah ismini yazıp, sağ elinin parmağına takan kişinin her isteği insanlar tarafından karşılanır. İşi görülür. Sol elinin parmağına takıp bir mahkemeye giden kişi haksızlığa uğramaz. Allah Cenabı Hakk'ın Celal ve Cemal gibi bütün isimlerini kapsamaktadır. Allah diye zikreden Cenabı Hakk'ı bütün isimleri ile anmış olur. Bütün isimler Allah isminde gizlidir. Diğer isimler Allah İsmi Azamına birer sıfattır. Allah ismi hiç bir isme sıfat olmaz. Cenabı Hakk'ın Zatına mahsus bütün isimlerin özellikleri Allah isminde vardır. Allah ismi; ruhi hastalıklardan, kalp katılığından, küfürden, maddi ve manevi bataklıktan, nefsin istek ve arzularından kurtulmak, düşmanlarını yenmek, merhamet sahibi olmak, Allah'ın istediği şekilde hayat sürmek, son nefeste imanlı ölmek, kalbin nurlanması, imanlı olması ve şifa bulmak, güç, kuvvet ve rızık kazanmak, gizli sırlara vakıf olmak, hem dünya, hemde ahiret saadetine ermek için zikredilir. Allah ismi 2 şekilde zikr olunur. 1) Ya Allah 2)Allah, Allah... diyerek Ya: Yardım isteme, aman ve ah gibi medet talep etmeyi ifade eder.
Zikretmek 2 şekilde olur:
1)Kişiye Cenebı Hakk'ın ilham yoluyla telkin etmesi şekliyle yapılan zikir.
2)Kişinin alim bir zat'a el verip (nispet edip), onun dediği ve tavsiye ettiği şekilde zikretmek.
Zikre başlamadan önce abdest alınır. Niyet edilir. Boyun bir tarafa kırılarak; dünya kelamından uzak, dünyayı unutarak, ismin hem dil, hemde kalb ile birlikte ifadesine başlanır. Manevi alemlerin sultanı olmak için YA HU YA ALLAH ismi azamı zikredilir. Bu zikir Allah dostlarının, veli kullarının zikridir. HU ismi şerifi dışında Allah isminin önüne hiç bir isim geçemez. Allah ismini insanlardan uzak, tenha bir yerde abdestli olarak zikredene; Meleklere mahsus alemlerin kapıları açılır. Maneviyatı güçlenir. Yüksek makamlara ulaşır, nurlanır. Hergün Ya Allah Ya Hu diye 1000 defa zikirde bulunanı Allah, kemaliyle rızıklandırır. Şifa için Allah ismi 70 defa bir kağıda yazılıp, yazı su içinde silindikten sonra, hastaya içirilirse; hasta şifa bulur.
ER RAHMAN:
Farz namazlarının ardından 100 defa Ya Rahman ismini zikreden; Allah'ın rızasını kazandığı gibi, Allah'ın nimetleride ona sunulur. 40 gün riyazet halinde 1000 defa Ya Rahman ismini zikredenin kalp gözü açılır. 5 V akit namazların ardından 2500 defa Ya Rahman ismini zikreden, her olaydan haberdar olur. Olay olmadan haberi olur. Er Rahman ismini; misk, safran, gül suyu karışımı mürekkep ile kağıda yazıp üzerinde taşıyan; insanlar arasında sevgi, saygı görür. Günde 290 defa zikredenin her arzusu gerçekleşir.
ER RAHİM:
Ya Rahim ismini zikretmeye devam eden kişi; belalardan, kazalardan ve afetlerden korunur. Uykusunda ağlayan veya korkan çocuğun üzerine 269 defa Er Rahim isminin yazıldığı kağıt konulursa; çocuk bu durumdan kurtulur. 5 vakit namazlarının sonunda Ya Rahim ismini 269 defa okuyanın ahlakı düzelir. Rızkı ve bereketi artar. Hastaysa şifa bulur. Tüm nimetler okuyanın ayağına gelir. Errahmanirrahim veya Ya Rahman Ya Rahim isimlerini zikredenler; sıkıntıdan, darlıktan ve korkularından kurtulurlar. Günde 100 defa okuyanın kalbi yumuşar, Allah'ın rahmetini kazanır. Kötülüklerden muhafaza olur.
EL MELİK:
Sabah namazının ardından 121 defa Ya Melik ismini zikreden fakirlikten kurtulur. Bu ismi hergün okumaya devam edenler bazı sırlara vakıf olurlar. İlim ve marifet sahibi olurlar.
EL KUDDÜS:
Ya Kuddüs ismini zikreden kişi şehvetten kurtulur, ahlakı düzelir. Günde 100 defa okuyan kalbin manevi hastalıklarından kurtulup, insanlar arasında sevilen, saygı duyulan kişi olur. Vesveseden kurtulur. Şeytanın hilelerinden uzak olur.
ES SELAM:
Hasta üzerine 121 veya 161 defa Ya Selam ismi okunursa hasta iyileşme gösterir. Es Selam ismini kağıda yazıp üzerinde taşıyan ve sürekli zikr eden; fenalık ve kötülüklerden emin olur. Ya Selam isminin zikrine devam eden kişi; cin, şeytan ve insanların hile ve vesveselerinden uzakolur. 66 defa bir kaba yazıp, 40gün aç karnına bu sudan içen vesvese hastalığından kurtulur. Günde 360 defa okuyanın her duası kabul olur.
EL MÜ'MİN:
Hergün sabah namazının ardından 167 defa Ya Mü'min ismini zikreden sıkıntıya düşmez. Dili, yalan ve küfürden uzaklaşır. Riyadan, zinadan, kibirden, hasedden, kötü ahlaktan uzak olur. Hergün 1132 defa Ya Mü'min ismini zikreden hastalıklardan ve sıkıntılardan kurtulur. 43 gün, 5 vakit namazların ardından, 136 defa Ya Mü'min ismini zikreden arzusuna kavuşur. Hergün okumayı adet haline getiren muhtaçlık hissetmez, kimseye muhtaç olmaz, düşman şerrinden muhafaza olur, dili kötü söz söylemez.
EL MÜHEYMİN:
Ya Müheymin zikrine devam eden unutkanlıktan kurtulur. Bu zikre bir Ulema ile devam eden gizli sırlara vakıf olur. Yatsı namazının ardından 145 defa okuyup konuşmadan, sağ tarafına yatıp uyuyana rüyasında olacak hadiselerden haber verilir. Günde 100 defa tenha bir yerde okuyanın kalbi nurlanır. Günde 145 defa okuyan bela, musibet ve düşman şerrinden korunur. İlim ve imanı artar. Yazıp üzerinde taşıyanın rızkı ve malı artar. Allah'ın himayesinde olur.
EL AZİZ:
Ya Aziz ismini zikreden kişi, kendini insanlara sevdirir. İşi ve istekleri geri çevrilmez. Hem insanlara, hemde ruhanilere karşı sözü geçen, itibar sahibi bir kişi olur. Ya Aziz ismi 7 gün düşmanının helakı niyetiyle okunursa, kişinin düşmanı helak olur. 40 gün sabah namazından sonra 40 defa okuyan fakirlikten kurtulur. Kimseye muhtaç olmaz. Hergün evden çıkarken, 94 defa Ya Aziz ismini zikreden dünya ve ahirette bahtiyar olur.
EL CEBBAR:
Ya Cebbar ismini zikreden kişiye bütün insanlar itaat edeler, o kişiye kötülük yapmaya cesaret edemezler. Ya Cebbar ismi bir düşmanın helakı için 206 defa okunur. Ya Cebbar ve Zülcelali Vel İkram isimlerini beraber yazıp üzerinde taşıyan bütün insanlara güzel görünür. Her gören saygı ve sevgide bulunur.
EL GAFFAR:
Ya Gaffar zikrine devam eden günahlarından, hata ve isyanlarından mağfiret bulur. Affolunur. Hasımlarının gözünde görünmez olur. Kavga ve savaş durumunda düşmanları tarafından görülemez. Gaffar ismini zikreden Allah'dan merhamet istemiş olur. Günde 1200 defa okuyan maddi ve manevi halini düzeltir. Gizli şeylerin esrarına vakıf olur. Sinirlenip herşeye parlayan kişiler bu ismi okursa öfkeleri yatışır. Kurşun levha üzerine yazıp üzerinde taşıyan zalimlerin şerrinden korunur.
EL KAHHAR:
Kahhar ismi; düşmanı kahretmek ve düşmanı helak etmek gibi bir tesire sahiptir. Ya Kahhar ismini her gün okuyanların kalbinde dünya sevgisi kalmaz. Nefsine yenik düşmez. Düşmanlarını hezimete uğratır. Düşmanına karşı beddua da bulunsa düşmanı helak olur. Şehvet ve hırstan kurtulur.
EL VEHHAB:
Ya Vehhab ismini sürekli zikreden kişinin rızkı artar, maddi sıkıntılarından kurtulup, refaha erer. Mahlukata karşı güçlü ve heybetli görünür. Dua edilirken 7defa zikr olunursa duanın kabulune vesile olur. Zeka ve anlama güçlüğü olanlara yazılarak içilirse faydası olur.
ER REZZAK:
Her sabah namazından sonra 308 defa Ya Rezzak ismini zikredenin rızkı artar, maddi sıkıntıları sona erer. Aç karnına günde 20 defa okuyanın zekası ve zihni açılır. İşini gördüreceği kişinin yüzüne 26 defa okunursa işi görülür. Kötülüklerden ve fitnelerden korunmak için sabah namazı vakti girmeden evin dört tarafına onar defa Ya Rezzak ismi okunarak üflenir. Ya Fettah Ya Rezzak isimlerini hergün beraber okuyana; kapalı kapılar açılır, maddi sıkıntıya uğramaz, rızkı artar.
EL BARİ':
Ya Bari' ismini 7gün 100defa okuyan selamete erer ve afetlerden korunur. Günde 210 defa şems saatinde okuyan; düşmanlarını yener, feraha erer ve zihni, aklı gelişir. En az bir sene okumaya devam eden şifa verir. Şifacı olur. Ağır işler kolaylaşır. Ya Bari' ismini 45360 defa abdestli ve kıbleye yönelerek okuyan; ardından isteği doğrultusunda dua ederse isteği gerçekleşir, duası kabul görür. Başı ağrıyan kişi El Bari' ismini gümüşe yazıp başında taşırsa baş ağrısından kurtulur.
EL MUSAVVİR:
Ya Musavvir ismini zikreden başladığı işte başarılı olur, geri kalmaz ve yaptığı iş bozulmaz. Sanatkarsa sanatında başarılı ve üstün olur. Ya Musavvir ismini 365 defa hergün okuyan ruhanilerle irtibata geçer. Ya Musavvir ismini zikreden sıkıntılarından kurtulur, çocuğu ahlaklı olur. Günde 336 adet okuyankişi düşmanını dost yapar. Bir istek veya arzu için okunursa okuyanın arzusu gerçekleşir.
EL MÜTEKEBBİR:
Ya Mütekebbir ismini hergün okuyan konuştuğu zaman karşısındakileri tesiri altında bırakır. Okuyanın hayır ve bereketi çoğalır. Her gün sabah namazının ardından 664 defa Ya Mütekebbir ismini zikreden itibarlı olur. Karşısındakiler ona itaat eder, sözü geçen bir kişi olur. Her gün müşteri saatinde 262 defa okuyanın bereketi artar. Kötü davranışları olan ve sürekli haram işleyen kişinin üzerine 262 defa okunursa o kişi davranışlarını düzeltir.
EL HALIK:
Ya Halık ismini zikredenin kalbi nurlanır. Her işte başarılı olur. Bela ve kötülüklerden korunur. İyileşmesi zor akıl hastalığı olanlar bu ismi yazıp taşımaları halinde faydasını görürler. Çözülmesi zor olan bir işi olan kişi; kıbleye yönelip 5115 defa Ya Halık ismini zikredip, işinin çözülmesi için dua ederse işi halolur.
EL FETTAH:
Ya Fettah isminin zikrine devam edene Allah hayır ve bereket ihsan eder. Darlık ve sıkıntı çekmez. Okuyanın kalbi nurlanır, işleri kolaylaşır. Makam ve mertebesi yükselir, kimseye muhtaç olmaz. Sabah namazlarının ardından sağ elini kalbine koyarak 71 defa okuyanın kalbi temizlenir. Yatarken okuyana rüyasında bilmediği şeyler gösterilir. Zor bir durumdan kurtuluşa ermek için niyet ederek utarit saatinde 489 defa okunur. Düşmanının dost olması niyetiylede utarit saatinde 489 defa okunmaya devam edilirse düşmanı dost olur.
EL ALİM:
Ya Alim zikrine devam eden gizli sırlara vakıf olur. Herşey ona beyan olur. Okuyanın ilmi artar, hikmetli konuşur ve yüce makamlara erişir. El Alim ismini yazıp suda silip içenin anlayışı ve zekası artar.
EL KABID:
Ya Kabid ismini okumaya devam eden kişi heybetlilik ve celallik kazanır. Kimse düşmanlık etmeye, hakkında dedikodu yapmaya cesaret edemez. Okuyan kötü huylarından kurtulur. Düşman şerrinden korunmak için 903 defa okunur. İki ay günde 10000 defa okuyana bazı sır perdeleri açılır.
EL BASIT:
Ya Basıt ismini zikreden kişi korktuğu şeylerden emin ve güven içinde olur. Kalbindeki korku ve endişeler gider. Kalbi geniş olur. Keyfi ve neşesi artar. Sıkıntılarından kurtulur. Rızkı ve itibarı artar. Kalp gözü açılır. Hergün sabah namazından sonra 72 defa Ya Basıt ismini zikredenin rızkı bollaşır.
EL VEKİL:
Ya Vekil ismini zikreden musibetlerden korunur. Rüzgar ve gök gürültüsü korkularından emin olur. Rızık kapıları açılır. Hergün sabah vakti 66 defa Ya Vekil ismini zikredenin rızkı artar. Düşman üzerine zöhre saatinde 66 defa Ya Vekil ismini 66 defa okuyarak beddua edilirse düşman hezimete uğrar.
EL KAVİYY:
Ya Kaviyy ismini zikredenin himmeti artar. Kuvvetlenir. Okuyan yolculuk sırasındaki kaza, bela ve hastalıklardan korunur. Günde 126 defa Ya Kaviyy ismini zikredenin kalp ve ruh kuvveti artar. Ağır bir yük kaldırırken Ya Kaviyy ismi zikredilirse zorluk çekilmez.
EŞ ŞEHİD:
Asi olan insanlar için okunursa asilikleri geçer. Ana-babaya karşı gelen kişinin veya kocasına karşı isyan eden kadının başından tutularak Ya Şehid ismi okunursa isyanları ve asilikleri geçer. Veya alın bölgesinden bir kıl koparılıp, kılın üzerine 1000 defa Ya Şehid ismi okunup, Allah'dan itaatli olması istenirse; o kişi itaatkar olur. Ya Şehid ismini zikreden kişi; nefis ahlakının kötülüklerinden kendini korumaya alır. Her gün sabah namazlarının ardından 122 defa Ya Şehid ismini zikreden şahadet nimetine kavuşur. İftiraya uğrayan Ya Allah Ya Şehid isimlerini gece yarısında 329 defa okumaya devam ederse iftiradan kurtulur. Zulme uğrayan kişi 1ay süreyle 319 defa Ya Şehid ismini zikredip, o kişiye beddua ederse zulumden kurtulur; zulmedende cezasını bulur.
EL HAKK:
Ya Hakk ismini zikreden kişi gizli sırlara vakıf olur. Halk arasında sözü geçen, dinlenen bir kişi olur. Kulluk görevlerini yerine getirmede zorlanmaz. Ahlakı ve durumu düzelir. Batıldan uzak olur.
EL METİN:
Ya Metin ismini hergün 500 defa zöhre saatinde okuyanlar; fakirlikten, hırstan, zulümden, kötü ahlaktan kurtulur. Zayıflığa düşmezler. Maddi ve manevi kuvvete ererler. Bir ay süreyle günde 1000 defa okuyanlar bazı sırlara vakıf olurlar. Kötü işlerle uğraşan kişinin, o huylarından vazgeçmesi için; Ya Kaviyy Ya Metin isimleri onar defa birlikte okunarak, Allah'dan o kişinin hidayete ermesi için dua edilir.
EL VELİYY:
Ya Veliyy ismini zikreden kıyamet gününde hesabı kolayca görülür. Okuyanın derecesi Allah katında artar. İçi ve dışı temizlenir. Kötülüklerden uzak olur. Gece ve gündüz 10000 defa okuyan Allah'ın veli kullarından olur.
EL HAMİD:
Ya Hamid ismini zikredenlerin ahlakı, amelleri ve sözleri güzel olur, övgüye layık olur. Mahlukatın sevgisini kazanır. Maddi ve manevi olarak güçlenir. Bütün zor işleri kolaylaşır. 5 Vakit namazların ardından 100 defa okuyan salih kullardan olur. Dünya o kulun hizmetçisi olur.
EL MUHSİ:
Ya Muhsi ismini zikredene bütün kalpler itaat eder. Okuyan kötü ahlaktan kurtulur. Unutkanlık kalmaz. Vücudundaki hastalıklardan şifa bulur. Allah zihin açıklığı verir, idrak ve anlayışı artar.
EL MÜBDİ:
Ya Mübdi ismini zikreden hikmet sahibi olur, hikmetli konuşur. Gizli olan işlerden haberdar olur. Hergün 56 defa Ya Mübdi ismini zikreden başladığı her işi başarıyla bitirir. İşe başlarken okunursa işte muvaffak olunur. Bir işe başlamada karar veremeyen 1000 defa bu ismi zikrederse karar verme gücü kazanır.
EL MUİD:
Ya Muid ismini zikredenlerin elinden gitmiş olan herşey yerine gelir. Bir işi bozulan 7 gün sabah namazının ardından 124 defa Ya Muid ismini zikrederse bozulan işi yoluna girer. Bir şeyi unutan kişi bu ismi okursa unuttuğunu hatırlar.
EL MUHYİ:
Ya Muhyi ismini hergün 68 defa zikreden kişinin kalbine iman ve irfan nuru dolar. Kötüye giden işleri düzelir. Ya Muhyi ismini halvet ve riyazet ile zikreden manevi sırlara erer. Hastalıklara şifa verici olur. Nefsine hakim olamayan kişi geceleri okumaya devam ederse; nefsi kendisine riayet eder. Bir ay süre ile 5 vakit namazların ardından okuyan kişi tüm hastalıklardan şifa bulur.
EL MUMİT:
Ya Mumit ismini zikreden, nefsinin şerrinden emin olur. Allah okuyanı Hak yoluna sokar. Düşmanlarının kötülüklerinden kurtulur. Nefsini yola getirir. Merih saatinde 409 defa okuyan hasımlarının şerrinden korunur.
EL HAYY:
Ya Hayy ismini zikreden kişinin ömrü uzun ve afiyette olur. Kalbi tevhid nuru ile nurlanır. Hastaysa şifaya kavuşur. Ya Hayyu Ya Kayyum isimlerini birlikte 184 defa zikredenin her muradı gerçekleşir. Ya Allah Ya Hayy Ya Kayyum isimlerini birlikte zikreden Allah yolundan ayrılmaz.
EL KAYYUM:
Ya Kayyum ismini zikreden kişinin tüm işleri zahmetsizce halolur. Teşebbüs ettiği her iş başarılı ve hayırlı olur. Uykusu hafifleşir, unutkanlıktan kurtulur. Ezber gücü artar.
EL VACİD:
Ya Vacid ismini 5 vakit namazların ardından 14 defa zikreden sahip olduğu ve elde ettiği şeyleri kaybetmez. Elindekiler zayi olmaz. Aradıklarını bulma gücüne sahip olur. Hileci ve büyücülerin kötülüklerinden korunur.
EL MACİD:
Ya Macid ismini zikredenin kalbi nurlanır. 5 Vakit namazların ardından 465 defa okuyanın malı, mülkü artar, muteber bir insan olur. Herkez tarafından sevilip sayılır. Hergün zöhre saatinde 48 defa okuyan her türlü bela ve musibetten uzak olur. Yaptığı dualar kabul görür.
EL KADİR:
Ya Kadir ismini zikreden arzu ettiği her şeyde muvaffak olur. Hasta olan şifaya kavuşur. Her abdest aldıktan sonra 100 defa okuyan düşmanına karşı zafer kazanır.
EL MUKTEDİR:
Ya Muktedir ismini zikreden kişi teşebbüs ettiği her işte başarılı olur. Hiç bir şeyden bıkmaz, usanmaz. Yaptığı işi ve sanatı kolaylıkla yapar. Ruhu kuvvetlenir. Cin, insan ve şeytan şerrinden uzak olur.
EL VAHİD:
Ya Vahid ismini günde 1000 defa okuyanın kalbi; yorgunluktan ve bütün kötü düşüncelerden uzaklaşır. Mahlukatın şerrinden emin olur. Kalbi ve ruhu kuvvetlenir. Günde 4000 defa okuyanın kalbindeki tüm istek ve arzuları gerçekleşir.
ES SAMED:
Ya Samed ismini zikreden kişi; yeme, içme, giyim, kuşam gibi zaruri ihtiyaçların temininde kimseye muhtaç olmaz, zorluk çekmez. Azlığından veya çokluğundan dolayı elem ve keder duymaz. İrfan sahibi olur. Ya Samed ismini 520 defa okuyan açlık hissi duymaz. 100 Defa okuyan salaha erer. Yazılarak suyu içilirse içenin iradesi kuvvetlenir.
EL MECİD:
Ya Mecid ismini sürekli zikredene şeytan yaklaşıp vesvese veremez. İnsanlar arasında izzeti ve sevgisi artar. Fakirlikten kurtulur, rızkı çoğalır. Arabi ayın ortasında oruç tutup, iftar zamanı Ya Mecid ismini zikreden; maddi ve manevi hastalıklardan şifaya kavuşur.
EL BAİS:
Ya Bais ismini zikreden kişiden gaflet ve şiddet kalkar. Okuyanda Allah korkusu meydana gelir. İbadet ve taatını isteyerek, severek yapar. Dert ve sıkıntılarından kurtulup, huzura erer. Düşman ve zalimlerin şerrinden kurtulmak için günde 573 defa Ya Bais, zikredilir. İftiradan kurtulmak için 7073 defa okunur.
EL VASİ:
Ya Vasi ismini zikreden; hırs ve sıkıntılardan kurtulur. Ahlakı güzelleşir. Rızkı bollaşır ve ömrü uzar. Zor işlerinde daima kolaylık bulur. Kin ve hased çeken kişi okumaya devam ederse durumu düzelir. İhlasla okumayı sürdürenler; bazı sırlara ererler ve manevi perdeler o kişiye kalkar.
EL VEDUD:
Ya Vedud ismini zikreden kişiyi bütün insanlar sever, sayar, hürmet görür. Okumaya devam eden kişi başkalarına tesir eder ve karşısındakini hükmü altına alır. Kalbi nurlanır, huzura kavuşur. Günde 270 defa Ya Vedud ismini zikreden borçlarından ve fakirlikten kurtulur.
EL CELİL:
Ya Celil ismini zikreden insanlar arasında sevgi, saygı ve hürmet görür; heybetli ve güçlü görünür. Kimse kötü gözle bakamaz, düşmanları onu görünce korkuya kapılır. Bu ismi zikreden kişide manevi bir güç meydana gelir. Zalimleri dize getirir. Kimse kötülük yapamaz. Tehlikeli yerlerde emin olur. Okuyanın ahlakı düzelir.
EL KERİM:
Ya Kerim ismini zikreden kolay yoldan rızık kazanır. Hayır kapıları açılır, fakirlik çekmez. Dünya ve ahirette izzetli ve şerefli olur. Her kazancı bereketlenir.
ER RAKİB:
Ya Rakib ismini okuyanlar yitiğini bulur, başına gelecek bela ve musibetlerden korunur. Allah'ın himayesine girer. Sabah namazının ardından 612 defa Ya Rakib ismini zikreden Allah'ın himayesine girer. 40gün oruç tutup hergün 4440 defa Ya Rakib ismini okuyan bazı sırlara vakıf olur. Kalb gözü açılır, kuşların konuşmalarını anlar.
EL CELİL:
Ya Celil ismini zikreden dünya ve ahiret saadetini kazanır. Hakkında dedikodu ve hased edenler etkisiz hale gelir. Aleyhinde kimse konuşamaz. Duaları kabul görür.
EL MUKİT:
Ya Mukit ismini zikredenin rızkı artar, malı eksilmez. Açlık hissetmez. Fenalıklardan korunur, rızkı kolaylaşır, bereketi artar.
EL HASİB:
Ya Hasib ismini her gün zikredenin duaları kabul olur. Başkaları tarafından sevilip, sayılır. Düşman şerrinden korunur. Kötülüklerden muhafaza olur. Rızkı çoğalır.
EL KEBİR:
Ya Kebir ismini zikredenin ilmi ve bilgisi artar. İnsanlardan hürmet görür. Onu görenler, ondan çekinir. Yüce mertebelere erer. Borçlu kişiler günde 1000 defa okurlarsa borçlarını ödemeye muvaffak olurlar. İşinden haksız yere uzaklaştırılanlar, görevlerine ve işine geri döner.
EL HAFIZ:
Ya Hafız ismini zikreden; korku, telaş, kötülük ve fenalıklardan emin olur ve korunur. Okuyana düşman saldıramaz. Cin, şeytan ve insan şerrinden korunur. Bu isim; korunması için, neye okunursa, o şey muhafaza olur, korunur.
EL HAFID:
Ya Hafıd ismini zikreden kişi; zalim ve kötülerin şerrinden korunur. Düşmanlarına güçlü görünür ve düşmanlarına karşı üstün olur. Bir zalime beddua ederse, bedduası gerçekleşir.
EL AZİM:
Ya Azim ismini zikreden korktuğu ve çekindiği şeylerden korunur. Hastaysa şifa bulur. İnsanlar arasında itibarlı olur, şerefi yücelir. İstek ve arzularına kavuşur. İşlerinde başarıya ulaşır. Yüksek mertebelere ulaşır.
EL GAFUR:
Ya Gafur ismini zikredeni Allah af ve mağfirette bulunur. Fakirlikten kurtulur. Korktuklarından emin olur, korunur. Şiddet ve öfkeli kişilere karşı Ya Gafur ismi okunursa öfkeleri yatışır. Her farz namazının ardından Ya Gafur ismini okumaya devam edene; ruhaniler gelerek isteklerini yerine getirir.
EŞ ŞEKUR:
Ya Şekur ismini zikreden kişinin refahı artar, sıhhat ve huzur içinde olur. Her işinde kolaylık bulur. Kazandığını kaybetmez. Nimetleri eksilmez. Zalim ve düşman şerrinden korunur.
EL ALİYY:
Ya Aliyy ismini zikreden kişi hor görülmez, onu gören herkez sever, sayar. Sözü dinlenir. Ahlakı düzelir, hikmetli konuşur. Kısmeti açılır, kötü huylarını bırakır.
EL HABİR:
Ya Habir ismini zikredende ruhaniyet kesbeder, eşyanın sırrına vakıf olur. Kötü ahlak ve zalim şerrinden kurtulur. Rüyasında istediği şey hakkında bilgi alır. 40 gün 7000 defa okuyan bu ismin hadimi ile görüşür.
EL HALİM:
Ya Halim ismini zikreden arifler zümresinden olur. Merhametli ve sözü geçen bir kişi haline gelir. Dünyayı bırakıp, taata yönelir. Sinirli ve asabi olan kişiler okursa durumları düzelir.
EL LATİF:
Ya Latif ismi; insana her hususta fayda veren, havassı en çok olan isimlerden biridir. Ya Latif ismini zikreden huzura kavuşur, her şeyde başarılı olur. Maddi durumu düzelir. Hasta olan iyileşir. Sıkıntı ve bunalımdan kurtulur. Arzu ve isteklerine kavuşur. Günde 16641 defa okunması tavsiye edilmiştir.
EL HAKEM:
Ya Hakem ismini zikredenin içi, alemin sırlarıyla dolar. Sözü geçerlive tesirli olur. Allah katında mertebesi yükselir. Eşyaların sırrına vakıf olur. Anlama ve kavrama gücü artar.
EL ADL:
Ya Adl ismini zikredenin maddi ve manevi hali düzelir. Hakim ve hükümet görevlileri her gün sabahları 104 defa Ya Adl ismini zikrederlerse, adalet üzere hareket ederler, adaletten ayrılmazlar. Gece yarısından sonra 104 defa Ya Adl ismi zikredildikten sonra bir zalime beddua edilirse; o zalim perişan olur.
ES SEMİ:
Ya Semi ismini zikredenin duaları kabul olur. 7 gün oruç tutup, halvete girerek Ya Semi ismini zikreden ulvi ruhların sesini işitir.
EL BASIR:
Ya Basır ismini zikredenin dünya ve ahiret korkuları kalmaz. Basiret gözü açılır. Tüm kötülüklerden korunur. İstek ve arzuları gerçekleşir. Ya Basır ismini her sabah 302 defa zikreden gizli husus ve hadiseleri öğrenir. Ya Allahü Ya Basır isimlerini zikredenin içi temizlenir. Allah'ın rahmetini kazanır. Gözleri nurlanır.
ER RAFİ:
Ya Rafi ismini zikreden her türlü hayırlara vesile olur. Rızkı ve derecesi artar. İnsanlar arasında yüksek mertebelere ulaşır. Düşmanlarının kalbinde korku ve ürperti olur. Fakirlikten ve zalim şerrinden muhafaza olur.
EL MUİZZ:
Ya Muizz zikrine devam eden kişi aziz olur. Gücü, kuvveti artar. Kadri yücelir. Mahlukata karşı heybetli görünür. Kimseden korkmaz.
EL MUZİLL:
Ya Muzill ismini zikreden kişiye, istediği düşmanını Allah zelil kılar. Düşman ve zalim şerrinden emin olur, korunur. Düşmanını hezimete uğratır.
EZ ZAHİR:
Ya Zahir ismini zikredenin kalbi nurlanır. Gizli işlere, sırlara erer. Kalbi üzerindeki perdeler açılır. Rüyasında istediği şeylerden haberdar olur. Güzel ahlak sahibi olur.
EL BATIN:
Ya Batın ismini zikreden; korktuklarından emin, kalbi geniş olur. İnsanlar, ona itaat edip, isteklerini yerine getirirler. Sözü dinlenir. Sohbeti etkili ve tesirli olur. İstediği şeylerden rüyada ve uyanık halde haberdar olur.
EL VALİ:
Ya Vali ismini zikreden çeşitli afetlerden muhafaza olur. Makam ve mevkisi yükselir. Emrindeki herkes ondan korkar ve itaat eder. Emir ve istekleri yerine getirilir. Gece ve gündüz 10000 defa okuyan veli kullar mertebesine yükselir. Evliyalar ile görüşür.
EL MÜTEALİ:
Ya Müteali ismini zikreden salaha erer. Hakim ve amirler nezdinde hürmet ve riayet görür. Onlardan beklediği istekleri kabul görür. Zorluklardan, şiddetten ve zahmetlerden kurtulur. Kötülüklerden muhafaza olur. Her bakımdan güçlenir ve kuvvetli olur. Makam ve mevkisi yükselir. Dua ve istekleri geri çevrilmez.
EL MÜNTEKİM:
Ya Müntekim ismini okuyanlar düşmanlarının şerrinden korunurlar. Allah; okuyanın düşmanınına karşı intikamını alır. Hiç kimse Ya Müntekim ismini zikredene bir kötülük yapamaz.
EL AFÜVV:
Ya Afüvv ismini zikreden kişi, iyi ahlak sahibi olur. Allah'ın mağfiretine nail olur, Allah'ın rızasını kazanan kullardan olur. Öfke anında 10 defa Ya Afüvv ismini zikredip ardından salatü selam okursa sakinleşir.
EL BERR:
Ya Berr ismini okumaya devam edenler tüm mahlukatın şerrinden emin olur. Bütün hal ve hareketlerinde lutuf ve kereme mazhar olur. Dilleri hikmetlenir. Makamı, mertebesi, derecesi yükselir. Alkolik ve isyan halinde olanlar günde 700 defa Ya Berr ismini zikrederlerse; kötü alışkanlıklarından kurtulurlar, durumları düzelir.
ET TEVVAB:
Ya Tevvab ismini zikreden kişinin tevbesi kabul olur. Zalimin zulmünden kurtulur. Para ve geçim sıkıntısı ortadan kalkar. Rızık kapıları okuyana açılır. Günde 409 defa Ya Tevvab ismini zikreden kişinin dünyevi ve uhrevi bütün işleri halolur.
ER RAUF:
Ya Rauf ismini zikredenin kalbinde şefkat, ruhunda letafet meydana gelir. İnsanlar arasında sevgi, saygı ve şefkat görür. Eşiyle arasında geçimsizlik ve uyuşmazlık olan hergün utarit saatinde 286 defa Ya Rauf ismini zikrederse; sorunlar ortadan kalkar, sevgi ve muhabbet meydana gelir.
MALİKÜL MÜLK:
Ya Malikel Mülk ismini zikredenin mülkü çok olur. Fakirlikten kurtulur. Rütbe ve makamı yükselir. Kimseye muhtaç olmaz. Halk arasında sevilen, sayılan, aziz biri olur. Kalbinde süphe ve vesvese olan Ya Malikel Mülk zikrine devam ederse kurtulur. Halvet ve riyazet halinde 40 gün, günde 8000 defa okuyan ve okuma esnasında tütsü yaparsa bu ismin hadimi ile görüşür.
ZÜLCELALİ VELİKRAM:
Ya Zülcelali Velikram ismini zikreden her isteğine kavuşur. İzzet ve şerefe nail olur. Duaları kabül olur. Vesveseden korunur. Dünya; okuyanın hizmetçisi olur.
EL MUKSİT:
Ya Muksit ismini zikreden vesveseden, öfkeden, hiddetten, kalp sıkıntısından, şeytan şerrinden kurtulur. Bu isim ateş söndürme, insanı sakin kılma hususunda etkilidir.
EL CAMİ:
Ya Cami ismini zikredenin dostları çoğalır, ayrılık ve hasret çekmez. Her maksadına kolayca ulaşır. Dünya ve ahiret saadetine erer. Bir şeyi zayi olan, eşi, hayvanı kaçan; Ya Cami ismini 114 defa okuyup ararsa aradığını bulur.
EL GANİYY:
Ya Ğaniyy ismini zikreden; maddi ve manevi zenginliğe ulaşır, hiç bir şeye muhtaç olmaz. Zenginlerden olur.
EL MUĞNİ:
Ya Muğni ismini zikreden bütün işlerinde kolaylık bulur. Fakirlikten kurtulur. Rızkı bol, maişesi geniş olur. Her gün zöhre saatinde 1100 defa okuyan ruhi bunalımdan ve fakirlikten kurtulur. Muhtaçlık çekmez.
EL MANİ:
Ya Mani ismini zikreden çok korktuğu ve çekindiği şeylerden emin ve muhafaza olur. Gelecek zararlardan korunur. Ya Mani ismi insanı şehvet ve nefsin arzularından korur. Yatarken okunursa eşler arasındaki soğukluk kalkar. Yolculuk sırasında okunursa her türlü bela ve kazalardan uzak olunur.
EN NUR:
Ya Nur ismini zikredenin kalbini iman nuru ve hikmet kaplar. Kalbinden taşan nur yüzündede görülür. Kalpleri ve bedenleri nurlanır. Okuyan doğru yolu bulur.
EL HADİ:
Ya Hadi ismini zikreden hidayete erer. Hükmedecek kuvvete erer. Her işinde başarılı olur. Bütün mahlukat itaat eder. Rızkını kolay kazanır.
EL DARR:
Ya Darr ismi düşmana ve zalimlere çeşitli hastalıklar verdirme hususunda etkilidir. Bu ismi okuyan insanların şerrinden korunur.
EN NAFİ:
Ya Nafi ismini zikreden güzel bir hayat yaşar. Darlık, hastalık, musibet, stres ve sıkıntılardan kurtulur. Sırlara vakıf olur. Bir hastayı eliyle mesh ettiğinde, o hasta şifa ve afiyet bulur.
EL VARİS:
Ya Varis ismini zikreden kişi; mal, mülk ve itibar sahibi olur. İnsanlar arasında nüfuz ve merci sahibi olur. İsteklerine çabuk kavuşur. Kötülüklerden muhafaza olur.
ER REŞİD:
Ya Reşid ismini zikredenin ameli kabul görür. Duası, niyazı, yalvarış ve yakarışları kabul olur. Okuyan ıslah olur. Pişman olacağı şeyler yapmaz. İşleri kolaylaşır.
ES SABUR:
Ya Sabur ismini zikreden; şiddet ve zorluk görmez. Müşkülat anında Allah, sabır ve sebat ihsan eder. Teşebbüs ettiği her işi tamamlamadan bırakmaz. O işten acizlik getirmez, ondan vaz geçmeden sonunu getirir. Kalbi Allah sevgisi ile dolar. Bela, zulüm ve iftiralardan uzak olur.
EL BEDİ:
Ya Bedi ismini zikreden sanatında ilerler, başarılı olur. Görülmemiş icatlarda bulunur. Bilmediğini anlama gücü oluşur. Zarar ve ziyandan kurtulur. İşsiz olan iş bulur, işini kaybeden işine kavuşur.
EL BAKİ:
Ya Baki ismini zikredenin ömrü uzun ve sıhhatli olur.Afet ve belalardan uzak olur. Makam ve mevki edinir. Makamı, mülkü elinden gitmez. Korkularından kurtulur.
EL EVVEL:
Ya Evvel ismini zikreden her isteğine ve dileğine kavuşur. Yolculuğa çıkarken okunursa okuyan yol sıkıntılarından kurtulur.
EL AHİR:
Ya Ahir ismini zikredenin düşmanları helak olur. Düşmanlarına karşı kuvvet kazanır. Kalbi Allah sevgisiyle dolar. Rızkı artar. Ya Evvel Ya Ahir isimlerini birlikte günde 838 defa zikreden; dünya ve ahirette üstün makamlara ulaşır. Tüm mahlukat okuyana hürmet ve itibarda bulunur.
EL MUKADDİM:
Ya Mukaddim ismini zikreden kişi kuvvet ve iktidar sahibi olur. Halk içinde heybetli olur. Makamı, mevkisi yükselir. Allah katında kadri artar. İstek ve dilekleri gerçekleşir. Savaş meydanında okunursa, düşmana karşı, okuyan kuvvetli olur.
EL MÜAHHİR:
Ya Müahhir ismini okuyan tevbe edip takvaya erer. Kalbi Allah sevgisiyle dolar. İsteklerine kolayca kavuşur. Allah'ın rızasını kazanan kullardan olur. İbadet etmede zorlanmaz. Basiret gözü açılır. Kötü işlerden uzak durur.

Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

• 27.11.2007 - AZİZ MAHMUT HÜDAİ HZ.(RA) ve ÜFTADE HAZRETLERİ

Kategori: bilgi

******************

Sivrihisar o yılların kültür merkezlerinden biridir. Yeni nesiller sağlam bir tedrisattan geçirilir. Ancak içlerinden biri dikkat çeker. Bu çocuk okuduğunu hafızasına nakşeder ve akıllara durgunluk veren bir seziş kabiliyeti vardır. Hocaları Oğlum Mahmud! derler,Senin önün açık, hiç buralarda durma, doğru İstanbula!

Mahmud çeker çarığını, Dersaadete koşar. Zamanın gözde medreselerinden Ayasofyanın kapısını çalar. Osmanlıda istidadı olanların önü açıktır. Nitekim İmparatorluğun âlimleri bu pırlantayı keşfeder, hususi bir eğitimden geçirirler. Hele müderris Nasırzade hususi bir ihtimam gösterir ona.

Genç Mahmud, Edirnede, Şamda, Kahirede kalır, çok alim tanır. Eşi zor bulunan sohbetlere katılır. Nitekim Ferhadiye Medresesine müderris atanır. Derken genç yaşta kadı olur Bursaya.

GARİP DAVA
Üftade Hazretlerinin dergâhına devam eden bir garip vardır. Bunu öyle bir Haremeyn hasreti sarar ki sormayın. İşini gücü bırakır, hacı uğurlar, hacı karşılar. Onlara sarılır, koklar, ayaklarının tozuna sürer yüzünü. Bir tek hurmayı, bir yudum zemzemi saklar yıllarca. Söz Mükerrem Mekke ya da Münevver Medineden açılmaya görsün, aha şuracığını bir ılıklık basar, gözleri dolar.

Ama paranın gözü körolsun. Meret bir türlü denkleşmez ki. İşte o yıl da hacılar denklerini hazırlar, yola çıkarlar. Garibin hayvanı yoktur, uzun süre peşlerinden koşar, ancak ilk molada böyle olamayacağını anlar, döner geri. Yemeyi içmeyi unutur, uykuyu dağıtır. O Hicaz sevdası ile yanıp tutuşadursun arefe gelir çatar. Milletin bayram neşesiyle sağa sola koşturdukları demlerde iyiden iyiye mahzunlaşır.

OLUR MU OLUR
Üftade Hazretleri onu bir kuytuda hıçkırırken görür. Sen Eskici Mehmed Dedeyi bul der, selâmımı söyle, seni hacca götürsün!

Garip adam Öyle şey olur mu? demez. Eğer Üftade Hazretleri diyorsa olur, mutlaka olur. Zerre kadar acabası yoktur. Sevinçle Mehmed Dedeyi bulur. Büyük veli, garip aşığın elinden tutar ve göz açıp kapayıncaya kadar Arafata uçarlar.

Orada hemşehrilerini bulurlar. Birlikte konaklar, birlikte otururlar. Hatta emanet alır, emanet bırakırlar. Sonra geldikleri gibi dönerler geri. Karısı adama inanmaz. O, üç günün hesabını sorar. Hatta işi büyütür, kadıya çıkar. Bu yalancıyla yaşamak istemiyorum! der. Yok efendim hacca gitmiş de, tavaf etmiş de, zemzem içmiş de... Bir sürü maval işte!

Kadı Mahmud önce adamcağızı, sonra Eskici Mehmed Dedeyi dinler. İkisi de üç aşağı, beş yukarı aynı şeyleri söylerler. Bir anda şeytanı iklim iklim dolaştıran Allah, sevdiklerini de gezdirmeye kaadirdir!

TEKKEYE GELEN KADI
Nihayet Bursalı hacılar döner, hadiseyi doğrularlar. Kadı Mahmud bir hoş olur. Makam, mertebe gülünç gelir gözüne. O saatte gemileri yakar, niyetlenir dervişliğe. Önce Eskici Mehmed Dedenin kapısını çalar. Ama mübarek senin nasibin bizden değil! der, Üftade hazretlerine gitsen gerek!

Kadı Mahmud adamlarına tiz atım hazırlansın!der, kurulur eyere. Üftade Hazretlerinin dergâhına yaklaştığı sırada atının ayakları kayalara saplanır. Gelgelelim, henüz yaşadıklarını muhakeme edecek halde değildir. Atı bırakır, yürür kapıya. Karşısına ilk çıkana Ben! der, Bursa kadısıyım. Geldiğimi söyleyin, Şeyh Üftadeyi göreceğim! Kapıdaki yaşlı derviş önce acı acı güler, sonra Üftade benim evladım! der, Ama bu kapı yokluk kapısıdır, eğer malını, mülkünü, itibarını, rütbeni silemeyeceksen var git işine. Kadı Mahmut mahçup ve pişmandır. Üftade Hazretleri kadife gibi yumuşak bir sesle devam eder: Bak yavrum bu yol çilelidir, görmüyor musun atın bile döndü geriye!

ZOR İMTİHAN
Bunlar ne mânâlı sözler, bu ne içe işleyici sestir. İşte o an tevhid denizine yelken açar, sıyrılır yalan dünyanın girdaplarından. Bu huzur hiç bitmese der. Ama şimdi çetin imtihanlar bekler onu.

Koca Kadı, denilen herşeyi yapar, mesela sırmalı kaftanıyla mahalle mahalle dolaşır ciğer satar. Peşinde yalınayak veledler, arsız kediler.

Alay edenler, fıkır fıkır gülenler. Eski memurları deli mi ne? derler. Ama o direndikçe üstüne yürür, nefsinin burnunu sürter yerlere.

İşte helâları temizlediği günlerden birinde avluyu bir davul sesi doldurur, sonra tellâlın gür sesi duyulur. Bursaya atanan yeni kadıyı ilan ederler. Bir şaşaa, bir depdebe, bir gulgule...

Alçak nefis diklenmek ister. Sen sürün bakalım der, Elin oğlu bıraktığın makama oturdu bile! Ama o vesvelere güler geçer, Boşversene! der, Sen buna lâyıksın. Hatta buna bile lâyık değilsin ama...

İşte, tam o an ufuklar görünür, gökler duvak duvak açılır. Kalbine anlatılmaz bir huzur ve sürur dolar. Üftade hazretleri develer yükü kitabın veremeyeceğini bir bakışıyla talebesinin kalbine nakşeder. Artık bulutların üstünü, yerin altını görür, zikreden zerreleri işitir. İşte bu yüzden çimlere basamaz, çiçekleri koparamaz.

Ve Sivrihisarlı Kadı Mahmud, Aziz Mahmud Hüdayi olur. Aziz Mahmud Hüdayi hazretleri, hocasına çok hizmet eder, ömrünün son demlerinde yanında olur, duasını alır. Üftade Hazretleri öylesine hoşnut olurlar ki anlatılamaz. Hatta açar ellerini Allah ne muradın varsa versin der, Padişahlar ardınca yürüsün e mi?

Hocamın duası yerine gelsin
Bir gün Sultan Ahmed Han yolda Hüdayi Hazretlerine rastlar, derhal atından inip eyeri gösterir. Efendim buyurmaz mısınız?Talebeleri Hüdayi Hazretleri gibi mütevazı bir velinin bu teklifi reddedeceğini sanır. Ancak Hudayi Hazretleri hayvana biner, Koca Padişahı ardından yürütür. Ama birkaç adım ya gider, ya gitmez iner.

Bunu sırf hocamın duası yerine gelsin diye yaptım der,Yoksa Padişahımın atına binmek ne haddime!


Hüdayi Hazretleri hocasının vefatı üzerine Hoca Saadettinin tavsiyelerine uyar, İstanbula yerleşir. Küçük Ayasofya tekkesinde talebe okutur. Sonra Fatih Medreselerinde fıkh, hadis, tefsir dersleri verir. Ama onun gönlünde sevenleri ile başbaşa olacağı bir tekke yatar. Üsküdarda bir arazi alır ve gönlüne göre bir dergâh kurar. İstanbullular akın akın sohbetine koşar, himmetine kavuşurlar. Gel zaman, git zaman namı ötelere yayılır. Tam dört sultan (III. Murat, III. Mehmed, II. Osman ve IV. Murat Han) eşiğine gelir, diz çökerler yanıbaşına. Mübarek, o güçlü feraseti ile onlara gölge olur. Kâh tedbir gösterir, kâh hedef çizer. Ferhat Paşa ile birlikte İran seferine katılır, askeri zafere inandırır.

Gün gelir Hüdayi dergâhı Hakk aşıklarına yetmez olur. Mübarek derslerini Sultanahmed Camiine taşır. Ancak koca cami dahi dar gelir. I. Ahmed Han bir gece çok sıkınılıdır. Ruyasında Avusturya kralı ile güreşir, lâkin sırt üstü yere düşer. Görünüşte kabus gibi bir şeydir. Büyük bir telâşla rüyasını yazar ve Hüdayi dergahına yollar. Ancak Aziz Mahmud Hazretleri ulağı kapıda karşılar pusulayı okumadan cevabi mektubu sıkıştırır eline. Onun tabirine göre toprak kuvvet demektir. Sırtının yere değmesi arkalarında ki himmete işarettir. Hulasa zafer bizimdir. Nitekim zaman büyük veliyi haklı çıkarır. Osmanlı muzaffer olur.

ALTIN MI İSTİYORSUN, AL!
Aziz Mahmud Hazretlerine hanım olmak kolay değildir. Zira mübarek elindekini avucundakini dağıtır ve fukara gibi yaşar. Kadıncağız hamiledir ama karnını bile doyuramaz. Ev rutubetli ve soğuktur, dahası ne yemek yağı vardır, ne kandilin yağı. Bir gün kadının gırtlağına gelir. Yetti gayri! der, sen tut Bursa Kadılığı gibi bir makamı bırak, malını mülkünü ona, buna dağıt. Sonra köleler gibi sürün. Bebeğimizi saracak çaputumuz bile yok. Yaptığın iş mi yani? Aziz Mahmud Hüdayi sesini çıkarmaz, sadece mânâlı mânâlı güler. İşte tam o sıra kapı çalınır. Sarayağaları altın dolu torbaları eşiğe bırakırlar. Sultanımız Efendimiz, ellerinizden öpüyorlar derler, Hadiseler aynen tabirinizdeki gibi gelişti. Lütfen, bunları kabul edin, sevindirin bizi! Hanımı mahçup ve pişmandır. Eh, o altınlar da geldiği gibi gider tabii, anında bulur yerini. Üsküdar garibi bol semttir, fukara bol bol sebeblenir.

DALGALAR KUBBE KUBBE
Sultanahmet Camiinin açılacağı gün cuma hutbesini okuma şerefi Aziz Mahmut Hüdayi Hazretlerine verilir. Ancak o gün deniz kabına sığmaz, rüzgar kamçı kamçı dolanır. Dalgalar kubbe kubbe gelir, sahili döverler. Sular zeminde patlarlar gülle gibi. Ama Hüdayi Hazretleri fırtınaya aldırmaz, Sarayburnuna doğru açılırlar. Teknenin geçtiği yerde derya sütliman olur. Talebeleri ardısıra ilerler, adeta tünelden geçerler.

İşte bu ehline aşikar yol zaman zaman sandalcılar tarafından kullanılır. Hoş, Üsküdarlı kayıkçıların tamamı ona intisaplıdır. Netameli havalarda Ya Rabbi şeyhimin hatırınader, sığınırlar Hüdayi yoluna. Sözkonusu geçit daima sakin, daima emindir.

İŞTE KERAMET
Hüdayi Hazretleri bir gün saraydadır. Feyzli bir sohbetin ardından namaz vakti girer. Mübarek taze bir abdest almaya niyetlenirler. Sultan Ahmet koşar ibrik getirir. Şehzadeler seccadeleri sererler. Valide Sultan kafes arkasında peşkir hazırlar. Kadıncağız kalbinden Ah der, Ah mübareğin bir kerametini göreydim. Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerine malum olur. Hayret! buyururlar, Bazıları hâlâ keramet görmek istiyor. Koca Halife-i rûy-i zemin bizim gibi bir garibe ibrik tutsunlar, muhterem anneleri peşkir hazırlasınlar. Bundan âlâ keramet mi olur.

ÖLECEKLERİNİ BİLSİNLER
Birgün padişah, Aziz Mahmud Hüdayi Hazretlerinden dua ister. Mübarek ellerini açar Ya Rabbi bizi sevenler, denizde boğulmasınlar, yaşlılıklarında muhtaç olmasınlar, imanlarını kurtararak ölsünler ve öleceklerini bilsinler! diye dua eder.

AhmSivrihisar o yılların kültür merkezlerinden biridir. Yeni nesiller sağlam bir tedrisattan geçirilir. Ancak içlerinden biri dikkat çeker. Bu çocuk okuduğunu hafızasına nakşeder ve akıllara durgunluk veren bir seziş kabiliyeti vardır. Hocaları Oğlum Mahmud! derler,Senin önün açık, hiç buralarda durma, doğru İstanbula!

Mahmud çeker çarığını, Dersaadete koşar. Zamanın gözde medreselerinden Ayasofyanın kapısını çalar. Osmanlıda istidadı olanların önü açıktır. Nitekim İmparatorluğun âlimleri bu pırlantayı keşfeder, hususi bir eğitimden geçirirler. Hele müderris Nasırzade hususi bir ihtimam gösterir ona.

Genç Mahmud, Edirnede, Şamda, Kahirede kalır, çok alim tanır. Eşi zor bulunan sohbetlere katılır. Nitekim Ferhadiye Medresesine müderris atanır. Derken genç yaşta kadı olur Bursaya.

GARİP DAVA
Üftade Hazretlerinin dergâhına devam eden bir garip vardır. Bunu öyle bir Haremeyn hasreti sarar ki sormayın. İşini gücü bırakır, hacı uğurlar, hacı karşılar. Onlara sarılır, koklar, ayaklarının tozuna sürer yüzünü. Bir tek hurmayı, bir yudum zemzemi saklar yıllarca. Söz Mükerrem Mekke ya da Münevver Medineden açılmaya görsün, aha şuracığını bir ılıklık basar, gözleri dolar.

Ama paranın gözü körolsun. Meret bir türlü denkleşmez ki. İşte o yıl da hacılar denklerini hazırlar, yola çıkarlar. Garibin hayvanı yoktur, uzun süre peşlerinden koşar, ancak ilk molada böyle olamayacağını anlar, döner geri. Yemeyi içmeyi unutur, uykuyu dağıtır. O Hicaz sevdası ile yanıp tutuşadursun arefe gelir çatar. Milletin bayram neşesiyle sağa sola koşturdukları demlerde iyiden iyiye mahzunlaşır.

OLUR MU OLUR
Üftade Hazretleri onu bir kuytuda hıçkırırken görür. Sen Eskici Mehmed Dedeyi bul der, selâmımı söyle, seni hacca götürsün!

Garip adam Öyle şey olur mu? demez. Eğer Üftade Hazretleri diyorsa olur, mutlaka olur. Zerre kadar acabası yoktur. Sevinçle Mehmed Dedeyi bulur. Büyük veli, garip aşığın elinden tutar ve göz açıp kapayıncaya kadar Arafata uçarlar.

Orada hemşehrilerini bulurlar. Birlikte konaklar, birlikte otururlar. Hatta emanet alır, emanet bırakırlar. Sonra geldikleri gibi dönerler geri. Karısı adama inanmaz. O, üç günün hesabını sorar. Hatta işi büyütür, kadıya çıkar. Bu yalancıyla yaşamak istemiyorum! der. Yok efendim hacca gitmiş de, tavaf etmiş de, zemzem içmiş de... Bir sürü maval işte!

Kadı Mahmud önce adamcağızı, sonra Eskici Mehmed Dedeyi dinler. İkisi de üç aşağı, beş yukarı aynı şeyleri söylerler. Bir anda şeytanı iklim iklim dolaştıran Allah, sevdiklerini de gezdirmeye kaadirdir!

TEKKEYE GELEN KADI
Nihayet Bursalı hacılar döner, hadiseyi doğrularlar. Kadı Mahmud bir hoş olur. Makam, mertebe gülünç gelir gözüne. O saatte gemileri yakar, niyetlenir dervişliğe. Önce Eskici Mehmed Dedenin kapısını çalar. Ama mübarek senin nasibin bizden değil! der, Üftade hazretlerine gitsen gerek!

Kadı Mahmud adamlarına tiz atım hazırlansın!der, kurulur eyere. Üftade Hazretlerinin dergâhına yaklaştığı sırada atının ayakları kayalara saplanır. Gelgelelim, henüz yaşadıklarını muhakeme edecek halde değildir. Atı bırakır, yürür kapıya. Karşısına ilk çıkana Ben! der, Bursa kadısıyım. Geldiğimi söyleyin, Şeyh Üftadeyi göreceğim! Kapıdaki yaşlı derviş önce acı acı güler, sonra Üftade benim evladım! der, Ama bu kapı yokluk kapısıdır, eğer malını, mülkünü, itibarını, rütbeni silemeyeceksen var git işine. Kadı Mahmut mahçup ve pişmandır. Üftade Hazretleri kadife gibi yumuşak bir sesle devam eder: Bak yavrum bu yol çilelidir, görmüyor musun atın bile döndü geriye!

ZOR İMTİHAN
Bunlar ne mânâlı sözler, bu ne içe işleyici sestir. İşte o an tevhid denizine yelken açar, sıyrılır yalan dünyanın girdaplarından. Bu huzur hiç bitmese der. Ama şimdi çetin imtihanlar bekler onu.

Koca Kadı, denilen herşeyi yapar, mesela sırmalı kaftanıyla mahalle mahalle dolaşır ciğer satar. Peşinde yalınayak veledler, arsız kediler.

Alay edenler, fıkır fıkır gülenler. Eski memurları deli mi ne? derler. Ama o direndikçe üstüne yürür, nefsinin burnunu sürter yerlere.

İşte helâları temizlediği günlerden birinde avluyu bir davul sesi doldurur, sonra tellâlın gür sesi duyulur. Bursaya atanan yeni kadıyı ilan ederler. Bir şaşaa, bir depdebe, bir gulgule...

Alçak nefis diklenmek ister. Sen sürün bakalım der, Elin oğlu bıraktığın makama oturdu bile! Ama o vesvelere güler geçer, Boşversene! der, Sen buna lâyıksın. Hatta buna bile lâyık değilsin ama...

İşte, tam o an ufuklar görünür, gökler duvak duvak açılır. Kalbine anlatılmaz bir huzur ve sürur dolar. Üftade hazretleri develer yükü kitabın veremeyeceğini bir bakışıyla talebesinin kalbine nakşeder. Artık bulutların üstünü, yerin altını görür, zikreden zerreleri işitir. İşte bu yüzden çimlere basamaz, çiçekleri koparamaz.

Ve Sivrihisarlı Kadı Mahmud, Aziz Mahmud Hüdayi olur. Aziz Mahmud Hüdayi hazretleri, hocasına çok hizmet eder, ömrünün son demlerinde yanında olur, duasını alır. Üftade Hazretleri öylesine hoşnut olurlar ki anlatılamaz. Hatta açar ellerini Allah ne muradın varsa versin der, Padişahlar ardınca yürüsün e mi?

Hocamın duası yerine gelsin
Bir gün Sultan Ahmed Han yolda Hüdayi Hazretlerine rastlar, derhal atından inip eyeri gösterir. Efendim buyurmaz mısınız?Talebeleri Hüdayi Hazretleri gibi mütevazı bir velinin bu teklifi reddedeceğini sanır. Ancak Hudayi Hazretleri hayvana biner, Koca Padişahı ardından yürütür. Ama birkaç adım ya gider, ya gitmez iner.

Bunu sırf hocamın duası yerine gelsin diye yaptım der,Yoksa Padişahımın atına binmek ne haddime!


Hüdayi Hazretleri hocasının vefatı üzerine Hoca Saadettinin tavsiyelerine uyar, İstanbula yerleşir.